Menu

IŞIKLARLA KAL



Bazı insanlar vardır; yaşamınıza kısa sürede girip çıksalar da derin çizikler atıverirler. Renk olurlar, ses olurlar bir yerlerde. Gözünüz bir yerlerde arar onun yüzünü; ortamda mı değil mi fark eder olursunuz bir süre sonra.
Kafe sahibi olduğum dönemde Güzel Sanatlar ve

O, Ev Gibi’ye her gelişinde üst kata çıkar, upuzun bacaklarıyla mindere uzanır, yanındakilerle konuşur, gülerdi. Yaprak sarmasına mutlaka ‘gerçek limon’ isterdi; hazır limon suyuna yüz vermezdi. Brownisine mükemmel çikolata sosumuzdan mutlaka koydururdu. Ciddiydi ama sıcakkanlıydı. Yanındakilerle derin sohbetlere girer, kafeye yalnız geldiği günlerde karşı minderde oturmuş tabu oynayanları rahatsız etmeden, gülümseyerek izlerdi. Kafede çalışan arkadaşlarıma karşı son derece kibar davranırdı.

İlk zamanlar onu da diğerleri gibi öğrenci sanmıştım. Öyle ya, bölesi çılgın bir kadının, okul çevresi için alışılagelmişin çok dışında kafesine öğrenciden başka kim bu kadar istikrarlı gelirdi ki? Sonra bir gün Moda Tasarım’daki kardeşim Olcan, onun için “bizim hoca” deyiverdi, “bilgisayar hocası o bizim.”

Saat 13.15’e gelmek üzereyken, öğleden sonraki derse girmek üzere öğrencilerden önce toparlanırdı. Yanında öğrenci arkadaşlarıyla okula doğru yürürlerdi keyifli keyifli. Sportmen, yakışıklı, zarif, adam gibi bir adamdı Tuğyan Yiğitcanlar. Geçtiğimiz hafta, saçma sapan bir şekilde kaybettik Tuğyan’ı. Sevenleri şaşkın, üzgün, öyle kalakaldı. Her gün yaptığı bir şeyi yaparken, okuldan çıkıp bisikletle eve dönerken düştü ve öldü Tuğyan.

Hala şaşkın, hala üzgünüm. Hala inanamıyorum. Kızıyorum, çok kızıyorum yaşama. “Neden?” diye sormamayı öğrendim bu konuda, ama bu, kızmamı engellemiyor. Bu işin sırası yok biliyorum, peki ama bu olur mu be Allah’ım? Böle bir ışık, böle bir renk bu kadar çabuk alınır mı yeryüzünden? Onun daha yapacak çok şeyi vardı. Henüz otuz iki yaşında, pırıl pırıl bir adamdı. “Zamansız” diye nitelenmeyen ölümü neredeyse hiç duymadım; ama bu gerçekten çok zamansız oldu. Tuğyan, “coşkunluk, canlılık” demekmiş. Umarım bir yerlerde başkalarına coşku ve canlılık getirmek için gitmiştir. Yaşamına bir şekilde girdiği herkese bir ışık olduğuna eminim onun; ışıklarla kalasın.

Her şey şu adreste: www.yelkenli.net
Yazar Benan Bilek